Yüreğim
evet yüreğim senin olmak seninle olmak o kadar güzel ki hayat pınarım seninle bir ömür yaşamak için gelicem sana az kaldı çok az yeterki sabret bir gün kapın çalıcak ve sen uykudan uyanıp kapıyı açmaya gideceksin kapıyı açtığında beni karşında görüceksin önce rüya zannedip gözlerine inanamıyacaksın sonra bana dokunduğunda rüya değil etimle canımla herşeyimle karşında ben duruyor olucam bitanem az kaldı
neolur güven bana gelicem bir gün kapına herşeyimle……
Gönderen : özlem bebek
Şimdi ne yapıyorsun
Şimdi ne yapıyorsun
Birgün daha geçti sensiz.
Ben yine aynı bilgisayar başında, radyomun sesini az açmış zamanımı ve işimi bitirmeye çalışıyorum.
Öyle hasretimki yıldızlar altında seninle oturmaya, Deniz kenarında oturup martıları izlemeye.
Hatırlarmısın izmit’in sıcak günlerinde yüzümüzü okşarcasına esen rüzgara doğru bir bankta otururduk, sen başını omzuma yaslar denizin ve sonsuz maviliğin birleştiği noktaya dalardın, Bende usulca saçlarını okşar esen yelin o büyüleyici serinliğine kendimi bırakırdım.
Şimdi binlerce kilometre uzaktayız, Bazan mesafelere isyan edesim geliyor çünkü en ihtiyacım olduğu an sana, yalnızlığım yanımda oluyor.
Yalnızlığım sarıyor senin yerine beni,
Yalnızlığım paylaşıyor tüm dertlerimi,
Yalnızlığıma haykırıyorum deli gibi sevdiğimi…
ahh yanımda olsan,
Deli gibi sarılsam sana, öyle hasretimki…
Elimi kalbime koyduğum her an seni yanımda bulacakmış gibi oluyorum.
Sessizce adını fısıldıyorum Gözlerimi kapayarak. Sıcaklığın sarıyor dört bir yanımı.
Buz gibi odam birden sıcacık bir mekana dönüşüyor.
Özlüyorum birtanem. Sensizlik çok zor, üşüyorum…
Yazıyorum şuan hissettiklerimi, yazmaya çalışmak kar etmiyor çünkü inan hissettiklerimi yazmaya kelimeler yetmiyor. Meğer ne kifayetsizmiş sözcükler aşkın yanında, Gözlerine bir kere bakmam bir romanı yazmama yeter.
Hiç bir şey yerini tutmuyor senin.
soğuk klavyemin tıngırtıları beynimi kemiriyor adeta, Yoksun sevdiğim yoksun işte…
Müziğin her notasında sen varsın sanki
Bak ne diyor şarkıda , Onur Akın
“Geceyi sana yazdım sızımı sana
Tutundum güzel sesine tenine tutundum…”
Yanarım sana….
Sensizim sana koştum iklimler boyu
Uykular yanan liman uykular haram
bir vapur geçer dalgasında savrulan ben
dön yürek yurduma evine dön
…
Yanarım sana…
Bir gece daha geçti en insafsızından, ayrı kalmak ne zormuş be cancağzım.
Yetmiyor yazmak hasretimi gidermeye
Yetmiyor hiçbirşey senin özlemini gidermeye.
Anladım ben sensizken yarım kalmış bir roman gibi anlamsızım.
Unutma sevdiğim,
ne kadar uzakta olursam olayım yine sendeyim.
Birgün uzaklarda yakın olur, önemli olan YÜREKLER BİR OLSUN
12.12.2004 00:53
Enver ARI
SENİ ÇOK ÖZLÜYORUM BİLİYOR MUSUN?
SENİ ÇOK ÖZLÜYORUM BİLİYOR MUSUN?
03.08.06 – 01:26
Seni çok özlüyorum biliyor musun … Artık hiçbir zaman kavuşamayacağımızı biliyorum.Ama bu kader değil güçlü olamadın mücadele edemedin,ömrümün sonuna kadar seveceğim seni ama çok istesen de,pişman olup dönsen de olmayacak.Aşkımın hatırı için mutlu olmanı isterim hem de çok mutlu,keşke imkanı olabilse başına gelebilecek bütün dertler belalar beni bulsa, senin gerçek ten mutlu olduğunu bilmek sana kavuşmuşum,yanımdamıysın gibi benim tek mutluluğum olacak…… Biliyormusun benim tek varlığımmışsın bu hayatta içim o kadar acıyor ki artık kendi canıma bile kıymama gerek kalmayacak sensizlik fazla yaşatmayacak beni.Hiç kimseyi sokamam şu gönlüme hiçbir güzelliği yaşayamam ben sen siz kendime söz verdim Allaha yemin ettim kimsenin eline dokunmayacağım diye hayalin yeter bana,anılarımız yeter bana onlarla avunur onlarla yaşarım bir bebeğim bile olamayacak bir kızım bile onun için gecemi gündüzüme katıp çalışamayacağım sadece ve sadece yaşadığım sürece ceylinimin ismini içimden mırıldanmakla geçireceğim sadece ve sadece onun senin kucağında olmasını ikimizin arasında uyumasını üçümüzün sarılışlarını hayal edip yaşayacağım işte bu benim tek mutluluğum ama kendim için de çok mutluyum Allah bu kadar çok seven insan yaratmamıştır bununda mükafatı vardır diye avunuyorum… Seni son kez görmek isterdim,eminim ki sende bunu düşünmüşündür,ölecekmişim gibi sana sarılırdım ölecekmişim gibi seni öperdim,bir daha hiç nefes alamayacak gibi seni koklardım son nefesimmişin gibi….Biraz ellerini tutardım sımsıkı gidecekmişin gibi,ellerim sana söylerdi seni canım dan çok sevdiğimi,kendi canımla bile sensiz yaşayıp ta sana ihanet etmeyeceğimi…istemiyorum ben bunu canı artık sensiz yaşayacaksa gecelerdir Allah ım al emanetini benden diye göz yaşımla dua ediyorum… Gecen hafta kaldığımız otele gittim,yattığımız yatak duvarlar hep seni sordu bana o nerede diye onlara da gitti bıraktı beni diyemedim ama resmin vardı sanki yanımdaymışın gibi sana sarılıp uyumuşum birtek sesin yok tu bana Aşkoo diyen her yerde sen varsın içtiği suda,aldığım nefeste yürüdüğüm yollarda oturduğum banklarda hepsi seni soruyor nerede o diye gelmeyecek yok artık işte diyorum yokkk…bazen kendimi ölmüşsün gibi avutuyorum ama başına oturup seninle dertleşecek anlatacak,açıp ellerimi Allaha sana dua edecek bir mezarın bile yok bu avuntuda saniyeler sürüyor geri kalan zaman da da saniyeleri bin yıllarmış gibi acı çeke çeke yaşıyorum… Yalan dünyaymış bu dünya her şey yalan derler ya işte öyle ama çoğu insana boş gelir bu laflar,iki cumartesi önce oturmuştuk seninle hatırlasan yine hep evlilik muhabeti ve ceylinin hayalini yaşamıştık birlikte bunlarda yalan oldu işte ne vardı ki bana bunu yapmanı gerektiren yalan söyleyip aldatmanı niye dürüst olupta ben gidiyorum uğur demedin sarılıpta öyle gitseydin yaaa o kadar kırgınım ki sana anlatamam çok kırgınım..Bazen çok kötü oluyorum sevgi,aşk,nefret hepsi birbirine karışıyor ve artık senden bana çok daha yakın olan ölümü düşünüyorum…sadece ve sadece kurtulmamın tek yolu olan ama yine seni düşünüyorum mutluluğu başara bilirmisin diye oraya bile gözüm arkada……… İnan ki hiç aklım yerinde değil ve bu durumda sana bunları yazıyorum belki senin için önemli değildir ama benim için gerçekler bunlar tıp kı sen gibi….Belki de sana söylenenler daha güzeldir ve yaşadıkların dilerim öyle olur… Biz seninle çok güzel başlamıştık……benim doğduğum gün bunu bir tek sen biliyorsun 22.02.2002 öleceğimi tarihi herkes bilecek zaten…Kimsede benim gibi olamayacak,kimsede benim gibi öpemeyecek,kimsede benim gibi çıldırtamıyacak kimsede benim gibi sevemeyecek seniiiii ellerinin nasıl tutulacağını kimse bilemeyecek…. Ama tercih senin di bunları biliyorsun,ama ve artık saptığın yolda çizgiden şaşma, kimsenin o tutkuyu yok etmesine izin verme,büyü bozulmasın bir yuva kur ve mutlu ol,ona aşkım dediğini biliyorum ve gerçektende onun aşkı ol.. Sana layık bir hayat sunamadığım için,her zaman yanında olamadığım için,gözlerimin gözlerin de kaybolamadığı için,ellerimin ellerini tutamadığı için,helalim olamadığın için,alın yazın olamadığım için,seni çok sevdiğim için,senin yerinede mutsuz olamayacağım için,seni hep mutsuz ettiğim için,sensiz yaşayacağım için,senin yerinede ölemeyeceğim için ,sensiz öleceğim için,beni tanıdığın için,bensiz yaşayacağın için ceylin için BENİ AFFET… Seni Seviyorum Aşko..
Gönderen : mine pilavcı
14 Şubat efsaneleri…
14 Şubat efsaneleri…
Gelenekler, efsaneler ve büyük aşklar yaratmış bu günü. Bir çiçek, bir gülümseme, sıcak bir bakış… Sevgiyi anlatmanın binlerce yolu o gün dile gelir. Adeta dünyanın kalbi daha hızlı atar, mum ışıklarıyla aydınlanır her taraf. Aşkın renkleri sarar dört bir yanı. İşte 14 Şubat Sevgililer Günü veya batılıların deyişiyle Aziz Valentin Günü’nün ortaya çıkışına dair iki efsane…
Aşıkları birleştiren Aziz Valentine
Aziz Valentine’ın öyküsü III. Yüzyıl’dan gelir. O dönemde Roma tahtında İmparator II. Claudius vardı. Zalimliğiyle tanınan Claudius aşırı savaş ve askerlik tutkunuydu, her yetişmiş erkeğin muhakkak asker olmasını istiyor ve kimseye göz açtırmıyordu.
Öylesine ileri gitmişti ki, askerliğe engel oluyor düşüncesiyle evlenmeyi yasakladı. Gençler şaşkındı, kimse sevdiği ile beraber olamıyor, Roma kenti sayısı gittikçe artan ve uzak ülkelerde ölen sevgililerinin ardından ağlayan kadınlar ve kızlarla dolmuştu. Kısacası aşk yasaklanmıştı.
Bu sıralarda İmparator tüm Romalıların 12 tanrıya tapmalarını ve böyle davranmayanların, özellikle de Hıristiyanlarla ilişkiye girenlerin ölümle cezalandırılacaklarını emretti.
Bu emre uymayanların arasında Aziz Valentinus vardı, gezerek dinsel vaazlar veriyor, İmparator’un hatalı olduğunu anlatıyordu ve bir yandan gençleri gizlice evlendirmeye devam ediyordu. Sonunda yakalandı ve hapse atıldı. Valentinus’un hapiste olduğu günlerde yaşananlar efsaneye dönüşerek günümüze kadar ulaştı:
Güzel Julia Valentinus’a gider. Hapishaneyi korumakla görevli gardiyanın kızı Julia’nın gözleri doğuştan görmemektedir, gardiyan Valentinus’un anlattığı İsa ilgili öykülerin arasında körlerin gözlerinin açıldığını öğrenince, kızını gizlice Valentinus’un yanına götürür. Julia çok güzel ve zeki bir kızdır. Günlerce beraber olurlar, Valentinus ona Roma tarihini, doğanın yapısını, aritmetiği ve Tanrı’ya yönelmeyi öğretir. Julia, dünyayı Valentinus’un anlattıklarıyla görür, onun bilgeliği ile aydınlanır ve teselli bulur.
Bir gün sorar;
“Valentinus, Tanrı gerçekten dualarımızı duyar mı?”
Aziz gülümser;
“Evet, her birini.”
Julia;
“Her sabah ve her gece ne için dua ettiğimi biliyor musun? Görebilmek için dua ediyorum, bana anlattığın şeyleri görmeyi çok istiyorum.”,
Valentinus;
“Tanrı bizim için en iyi olanı yapar, yeter ki buna inanalım.”
Julia, yere diz çöker ve;
“İnanmak istiyorum, bana yardım et.”
Beraberce duaya başlarlar. Birden hücrenin içerisi altın renkli bir ışıkla aydınlanır ve Julia haykırır;
“Valentinus, görüyorum, görüyorum.”
Valentinus duaya devam etmesini söyler. Ertesi gün Valentinus’un ölüm emri gelir, Aziz Julia’ya son bir not yazar, Tanrı’ya hep yakın olmasını öğütler ve notun altını “Senin Valentine’ından” diye imzalar. Mektup, ertesi gün Julia’ya ulaşır, o günün tarihi 14 Şubat 270′dir. Valentinus, sonradan Papa I. Julius tarafından “Porta Valentini” adı verilen bir kemer kapısının altına gömülür (Şimdi orada yani Roma’da Praxedes Kilisesi vardır.)
Julia, mezarın yanına pembe çiçekler açan bir badem ağacı diker. Günümüzde sevginin ve dostluğun simgesidir badem ağacı.
Aslına bakılırsa 15 Şubat tarihi Roma tanrıçalarından Februata Juno adına yapılan kutsama töreninin günüdür; birbirleriyle ilk kez cinsel ilişkiye girecek gençlerin adlarının yazıldığı parşömenler o gün tanrıçaya sunulurdu. Papalık daha sonra yasaklanan bu geleneğin yerine, azizlerin adlarının yazılı olduğu listeleri sergilemeye başladı.
15 Şubat’ta kutlanan gençlerin aşk festivalinin özgün adı ise Lupercalia dır, Kuşların çiftleşme döneminin başlangıcı kabul edilen Şubat ayı döneminde, gençler de onları örnek alarak eşleşirlerdi. Hıristiyanlığın güçlenmesinden sonra, Pagan inançları yasaklandı veya yerlerine Hıristiyan versiyonları getirilmeye başlandı. Aziz Valentine Hıristiyanlığın simgesi olan sevgi ve evlilik kuramı ile özdeşleştirildi, onun Lupercalia Festivali’nin arifesinde öldürülmüş olması güzel bir raslantıydı, böylece Roma’nın bereketlilik ve döllenme kutsamalarıyla, Hıristiyanlığın evlilik ve çoğalma ilkesi bütünleştirilmiş oldu. Günümüzdeki yorumuyla “St Valentine” yani Sevgililer Günü, Roma’daki gibi sevenlerin birbirlerine sevgilerini Valentinus’un son mesajında olduğu gibi küçük kartlar ve hediyelerle sunmaları şeklinde kutlanıyor. Aslında kökende yine birleşme, bütünleşme ve üreme güdüsü yani bereketlilik vardır. Aynı zamanda da, Tanrısal aşkla, dünyasal aşkın birleştiği yer, Julia’nın öyküsünde olduğu gibi birleştirilir.
Eski Roma’nın evlilik şenlikleri; Lupercalia Festivali
Eski Roma takviminde Şubat ortası baharın başlangıcıdır.Baharın başlamasından bir gün önce (14 Şubat’ta) “Lupercalia Bayramı” ya da “Kurt Bayramı” adı verilen bir bayram kutlanırdı. Juno onuruna düzenlenen bu bayramda bir kutsama töreni düzenlenirdi. Ertesi gün ise bir yıl boyunca işlenen tüm günahlardan arınmak, insanların doğurganlığını arttırmak ve sürülerin, tarlaların verimliliğini arttırmak amaçlarıyla, diğer iki Roma tanrısı olan, çobanların ve sürülerin Tanrısı Lupercus’un ve Yunan mitolojisindeki Pan’a benzeyen bir tanrı olan bereket Tanrısı Faunus’un onuruna “Lupercalia Festivali” adıyla bir aşk festivali düzenlenirdi. Lupercalia Festivali’nde geleneksel olarak hediyeler verilir ve Büyük Roma İmparatorluğu’nun kurucusu “Romus” ve “Romulus” kardeşlerin bir kurt tarafından evlat edinilip büyütüldüğüne inanılan Palatine Dağı’nda keçiler ve köpekler kurban edilirdi. Festival boyunca “luperci” adı verilen genç erkekler şehrin sokaklarında ellerinde “februa” denilen ve keçi derisinden kırbaçlarla dolaşırlar ve kendilerini bekleyen kadınların bir senelik günahlarının ve hatalarının Tanrılar tarafından affedileceği inancıyla, bu kırbaçlarla vururlardı. Kamçılama töreninin ayrıca kadınların doğurganlıklarının arttırdığına ve kolay doğum yapılmasını sağladığına da inanılırdı. Pagan inancına göre “arınma ayı” anlamına gelen “Şubat” yani Latince kökenli “February” kelimesi de işte bu ‘februa’ kelimesinden türemiştir. Romalılar içinde Tanrı Kurt’un yaşadığı varsayılan bir mağaranın önünde toplanıyorlar ve kuşların çiftleşme döneminin başlangıcı kabul edilen Şubat ayında festival günü genç kızlar isimlerini yazdıkları bir kağıdı büyük bir kaba koyuyorlardı ve genç erkekler de bu kaptan birer kağıt seçerek o günkü eşlerini belirliyorlardı. Akıllarından geçen her cinsel fanteziyi yaşamak ve uygulamakla serbest bırakılan gençler bu çekilişin sonucunda ilk kez cinsel ilişkiye girip o gün kendilerini Tanrıçaya sunar ve bir süre sonra da evleniyorlardı. Sevgililer günü kartlarının ilk ortaya çıkışı da işte bu döneme rastlar.
Sevgiye Her Zaman Yer Vardır
Uzakdoğuda bir budist tapınağı bilgeliğin gizlerini aramak için gelenleri kabul ediyordu ve burada geçerli olan incelik, anlatmak istediklerini konuşmadan açıklayabilmekti. Bir gün tapınağın kapısına bir yabancı geldi. Yabancı kapıda öylece durdu ve bekledi. Burada sezgisel buluşmaya inanılıyordu, kapıda tokmak yada çan, zil türünden ses çıkaran bir gereç yoktu. Bir süre sonra kapı açıldı, içerdeki “bilgelik arayıcısı” kapıda duran yabancıya baktı. Bir selamlaşmadan sonra sessiz konuşmaları başladı.
Gelen yabancı, tapınağa girmek ve burada kalmak istiyordu.
İçerdeki bir süre kayboldu, sonra elinde ağzına kadar suyla dolu bir kapla döndü ve kabı yabancıya uzattı.
Bu yeni bir arayıcıyı kabul edemeyecek kadar doluyuz demekti.
Yabancı tapınağın bahçesine döndü, aldığı bir gül yaprağını dolu kabın içindeki suyun üzerine bıraktı. Gül yaprağı suyun üzerinde yüzüyordu ve su taşmamıştı.
İçerdeki budist saygıyla eğildi ve kapıyı açarak yabancıyı içeriye aldı.
Suyu taşırmayan bir gül yaprağına her zaman yer vardı.
Bu sevgiydi ve sevgiye her zaman yer bulunurdu.
Rüya Tabirleri – I Bölümü
IRGAT
Rüyasında terlemiş içinde ırgat gören bir kişinin, başına bir felaket gelebilir. Eğer rüyayı gören kişi ırgatın terini silerse, rahatlayacak demektir.
IRMAK
Rüyada büyük bir ırmağa düşmek; tehlike içinde olduğunuzu eğer çok uğraşılırsa kurtulursa rahata ereceğine eğer, ırmaktan çıkmazsa öleceğine yorumlanır. Durgun, temiz bir ırmak; bol kazancın, mutluluğun işaretidir. Kirli bir ırmak, etrafınızda kıskanç insanlar bulunduğuna bunlarla tartışacağınız anlamındadır.
ISLANMAK
İster yağmurda ister suda olsun iyice ıslanmak, başarısızlıklarla geçecek bir zamana, bu başarısızlıktan sonra mutluluğa ve güzel hayata işaret eder.
ISIRGAN
Güzel bir rüyadır. Rüyasında ısırgan görmek bahtın açık olacağına ve bol para kazanılacağına yorumlanır.
ISIRMAK
Rüyada ısırılmak, düşmanınızla karşı karşılaşacağınız ve bu hesaplaşmadan zarar göreceğinizi belirtir.
ISLIK
Rüyada gece ıslık çalmak, iyiye yorulmaz. Islık sesi işitmek, bazı üzücü haberler nedeniyle planlarınızı değiştirmek zorunda kalacaksınız demektir. Kalın ıslık sesi, görenin yakınlarına hoşgörülü yaklaşması gerekir demektir. Tiz ıslık sesi, hiç beklemedik bir zamanda para kaybedeceğine yorulur.
ISTAKOZ
Rüyasında ıstakoz gören, kimse çeşitli sıkıntıların ardından refaha kavuşacak anlamındadır. Eğer ıstakoz canlı ise, elinize çok para geçecek demektir.
IŞIK
Rüyada ışık bir çok sıkıntıdan sonra refaha ve huzura kavuşmak anlamındadır. Işık bir gece yarısı görüldüyse, rüyayı gören bir çocuk sahibi olacak demektir. Güneş iyi bir gelecek anlamındadır. Ay ışığı hüzünlü ve acı bir durumu bildirir. Gaz lambasının ışığı eğlenmek ve güzel zaman geçirme imkanını anlatır. Mum ışığı dert demektir. Kibrit ışığı ise kısmet işaretidir.
Rüya Tabirleri – H Bölümü
HACI
Rüyada hacı görmek güzel söz işitmek demektir. Hacı olduğunu görende hiç beklemediği bir yerden kısmeti var demektir.
HAKSIZLIK
Kendisine haksızlık yapıldığını görmek tam aksine iyilik görür. Fakat başkasına haksızlık yapmış demektir. Onun çevresindeki insanların tavsiyelerine itimat etmesi gerektiği demektir.
HALI
Zenginliğin ve bolluğun haber verir. Halı, varlıklı arkadaşlara sahip olacağınızı belirtir. Halı üzerinde yürüdüğünü görmek, mutlu olacağınızı işaret eder.
HAMİLELİK
Hamile olduğunuzu gördüyseniz, mutsuz bir evlilik hayatınız olacak. Rüya sahibi gerçekte de hamileyse, sorunsuz bir dönem geçirecek ve sağlıklı bir çocuk sahibi olacak demektir.
HAMUR
Hamur yoğurduğunu gören kimse kendi gayreti sayesinde başarılı olacak demektir. Tek başına girişim yaparak arzu ettiği konuma geleceğini işaret eder. Hamur mayalamak aileden aldığı parayı, sermayeyi artıracak ve bir servet sahibi olacak anlamındadır. Hamur kızartmak, murada ermek demektir.
HANÇER
Rüyada hançer güç, kuvvet anlamına gelir. Elinde hançer olduğunu gören kimse güçlenir. Elindeki hançeri kendine saplayan, işle ilgili hata işlemiş demektir. Başkasına saplayan, bir iyilik yapar ve karşılığını alır anlamındadır. Paslı hançer kişinin inat, huysuzluk nedeniyle çevresindekilerle arasının bozulacağını haber verir.
HAP
Hap içtiğinizi gördüyseniz, çok ağır sorumluluk üstleneceğiniz, ancak yeteri karşılığını alacaksınız demektir.
HAPİS
Uğursuzluk ve mutlu olamamak anlamına gelir. Hapishaneden birinin çıktığını görmek, sevinmek anlamına gelir.
HARABE
Harabe rüyaları iki farklı şekilde yorumlanır. Harabede olduğunu gören kimsenin bütün ümidi yok olur. Kısmeti kapanır. Evinde türlü sıkıntı, bela ortaya çıkar. Harabeden çıkan kimse, sıkıntıları aşmış karanlıkları geride bırakmış demektir. Yeni bir hayata başlamak anlamındadır.
HARİTA
İş hayatınızda canınızı sıkacak bazı değişiklikler olacak. Fakat kısa sürede işler yoluna girecek.
HASTA
Rüyasında hastalandığını görmek sağlığın iyi olduğunu anlatır. Pek nadir hastalık rüyası olduğu gibi çıkar. Hasta olarak yattığını gören yola gidecek demektir..
HAVUÇ
Bir yerde havuç topladığını gören kimse çok çalışmasına rağmen az para kazanır demektir. Fakat rüyasında havuç satın alan işlerini kolaylıkla yoluna koyar ve para sıkıntısı çekmez anlamındadır. Havuç yemek mide ve karaciğerle ilgili bir hastalığa yorumlanır.
HAVUZ
İçinde temiz su bulunan bir havuza baktığını görmek geleceğinin çok parlak olmasına yorulur. Fakat içindeki su kirli, bulanık ve yosunluysa geçmişte kaldığı sanılan sorunlar, kavgalar tekrarlanacaktır. Bu yüzden hayal kırıklığı da yaşayabilir.
HAYVAN
Rüyada bir sürü hayvan görmek, aşıklar için çok mana yüklüdür ve bu rüya, yakında olacak düğünü haber verir.
HEDİYE
Birinden hediye aldığını görmek, aşk yaşamında hem de iş yaşamında şanslı ve mutlu olacağınızı haber verir.
HELVA
Helva rüyaları daima helal, hayır işi, yardım olarak yorumlanır.Rüyasında helva aldığını gören kişi pek çaba sarf etmeden iyi kazanç elde edecektir. Helva pişirdiğini gören biraz çabayla büyük kısmeti yakalar anlamındadır. Geniş kapta helva yapıp dağıtan hayır yapmayı seviyor demektir.
HEMŞİRE
Büyük bir sorununuzu aşabilmek için başkalarının yardımını alacaksınız demektir.
HEYKEL
İşinizi değiştirecek daha iyi bir işe gireceksiniz demektir
HIRSIZ
Bazı hasımlarınız var demektir. Evinizin soyulduğunu gördüyseniz, bazı sıkıntılar yaşadıktan sonra amaçlarınıza ulaşacaksınız anlamındadır. Kendinizin hırsız olduğunu gördüyseniz, işleriniz ters gidecek. Hırsız kovalıyor ve yakalıyorsanız, hasımlarınıza galip geleceksiniz demektir.
HİZMETÇİ
Dertli günlerden sonra, maddi açıdan rahata ereceksiniz anlamındadır.
HOROZ
Rüyada horoz görmek çok iye yorulur. Horoz dertlerin geçeceğini bildirir. Horoz ayrıca güçlü elinde türlü imkan bulunan biri olarak ta yorumlanır.
HUBUBAT
Rüyada görülen buğday başakları kazancın artmasına, çavdar, yulaf veya arpa görmek ya da pazardan almak veya evde yemek ev yaşantınızda bazı pürüzleri bildirir.
HURMA
Rüyada hurma almak ve yemek, helal kazanca, kuru hurma hastalıkların derman bulacağına ve eğlenceli zaman geçirmek anlamına gelir.
HÜKÜMLÜ
İnsanın hükümlü görmesi, iyi arkadaşı olduğunu sandığı kimselerin ona üzüntü ve acı çektireceğini işaret eder.
Rüya Tabirleri – G Bölümü
GARAJ
Özel hayatta da düzen demektir.
GAZETE
Gazete daima iyi haber, ferahlık verecek söz olarak yorumlanır.Rüyasında bir gazete aldığını görmek kendisini ilgilendiren geleceği için önemli bir gerçeğe ulaşır.
GEBELİK
Gebelik rüyaları kötüye yorumlanır, sıkıntı demektir. Rüyasında gebe olduğunu gören kişi büyük sıkıntıyla karşılaşır. Ve bu sıkıntı kolay kolay bitmez demektir.
GECE
İş hayatınızda bazı sorunlar yaşayacaksınız. Canınız sıkılacak; fakat güçlü olmaya çalışın.
GELİN
Rüyada gelin görmek daima iyiye yorumlanır. Gelin neşe, huzur, güzel haber ve yaklaşan güzel günler demektir. Gelin olduğunu gören bekar ise evlilik olacağına işarettir. Ancak gelinlik temiz ve güzel ise mutlu olunacak, yırtık yada kirliyse sonu belirsiz bir evlilik olarak yorumlanır.
GEMİ
İçi aydınlık temiz bir gemi, iş yaşamında başarı demektir. Pis ve bakımsız gemi işlerin kötü olacağına işaret eder.bozulacağına işaret eder. Böyle bir gemiye binen kadının adı bir maceradan dolayı dedikoduya karışır. Bir erkekler ilgili bu rüya işle ilgili güçlüktür. Batan bir gemiden çıktığını gören kimse bir darlıktan kurtulur.
GEYİK
Rüyada dolaşan geyik görmek tanımadığınız insanların neden olacağı sorun demektir. Bir geyik yakaladığını gören kişi tanımadığı birinin sorununu çözer ve bundan dolayı kısmet alır demektir. Bir geyiği vurduğunu gören, kişi uzaktan alacağı bir habere çok üzülür anlamındadır. Geyiği seven veya okşayan biri tanımadığı biriyle macera yaşar demektir.
GİYSİ
Yırtılmış, eskimiş giysiler; tanımadığınız bir kişinin size kötülük yapacağı anlamındadır. Temiz ve yeni giysiler varlığın haberidir.
GONCA
Kısa sürede başarılı olup güzel bir yaşam süreceğiniz anlamındadır.
GÖBEK
Kocaman şişman bir göbek; ciddi sağlık sorunlarına ; güzel sağlıklı göbek iş yaşamındaki başarılara işarettir.
GÖÇ ETMEK
Göç ettiğinizi görmek, hastalanacağınız anlamına gelir. İş hayatında da bazı yanlış davranışlar yapacaksınız demektir.
GÖĞÜS
Şekli düzgün göğüs şans demektir. Şekilsiz göğüsler, aşk yaşamınızda hayal kırıklıkları yaşayacaksınız anlamındadır.
GÖKKÜŞAĞI
Mutluluğun ve başarının haberidir. Uğraştığınız her işte başarılı olacaksınız demektir.
GÖK
Rüyada gökyüzüne çıkmak, hüznü işaret eder. Eğer merdivenle çıkıyorsanız, bu, başarı ve şöhret sahibi olacağınız anlamına gelir.
GÖL
Sakin bir gölde sandalla gezmek, mutlu olacaksınız demektir. Mutluluğunuzu yakınınızdaki insanlarla paylaşacağınız anlamındadır. Kirli bir gölde gezmek, iş ve aşk yaşamınızda sıkıntılar yaşayacağınıza işaret eder.
GÖMÜLMEK
Eğer diri diri gömüldüğünüzü gördüyseniz, yakın zamanda ciddi bir hata yapacaksınız demektir.
GÖZLÜK
Etrafınızda bazı gerçek olmayan dostlarınız olduğunu bildirir.
GÖZ
Size zarar vermek isteyen bir kişinin sizi gözetlediğine haber verir.
GÖZYAŞI
Rüyada gözyaşı dökmek iyiye yorulur. Bu kimse bütün dertlerinden sıyrılarak rahata erer anlamındadır. Bu rüya sevinç ve mutluluk olarak da yorumlanabilir.
GÜÇ
Rüyasında kuvvetlendiğini gören kimse gerçek yaşamında da kuvvetli olacak demektir.
GÜLMEK
Kahkahalarla güldüğünüzü gördüyseniz, birçok yeni arkadaş sahibi olacaksınız ve uğraştığınız her işin başarıyla sonuçlandıracaksınız demektir. Alaycı gülmek, sağlığın bozulmasına işaret eder.
GÜL
Rüyada gül iyiye yorulur. Yeni açan gül toplamak bir genç kız ise çok kısa bir süre sonra evlenir. Güllerin rengine göre rüyaların anlamları değişir. Bahçesinde gül ağacı gören bir erkek mesleğinde. Aynı şekilde gören kadın ise bereket , şöhret ve mutluluk olarak yorumlanır.
GÜMÜŞ
Rüyada gümüş görmek çok iyidir. Gümüş huzur, mutluluk, güzel haber ve hayırlı kısmet olarak yorumlanır. Gümüş para güzel sözdür. Hasta birisi rüyasında gümüş görürse kısa hastalığı iyi olur. Gümüş rüyası gören bekarsa iyi bir evlilik, evliyse bir çocuğa yorumlanır.
GÜNEŞ
Zenginliğin ve mutluluğun işaretidir. Güneşin batışını izlemek, bazı kararlar almadan önce iyice düşünmeniz gerektiğinin habercisidir.
GÜRÜLTÜ
Gürültülü yerde olmak, eğleneceğinizi umduğunuz bir aktiviteden
GÜVERCİN
Rüyada güvercin güzel bir haber demektir. Çiçeklerin arasına konan güvercin aşkla sevgiliyle ilgili haberdir geleceğini anlatır. Uçarak yaklaşan güvercin çok çabuk haber alacağınızı belirtir
Rüya Tabirleri – F Bölümü
FABRİKA
Rüyada fabrika toplum olarak yorumlanır. Fabrika gören kendi çabalarıyla toplumda iyi bir yere gelir anlamındadır. Fabrikadan uzaklaştığını gören çevreden uzaklaşır. Fabrikanın iyi çalışması toplum ilişkilerinin iyi olacağını anlatır. Yeni bir fabrika daha güzel ve rahat bir gelecek olarak yorumlanır.İnsanın, kendisini fabrikada iş yaparken görmesi genç bir erkek için başkalarının kışkırtması sonucu yapacağı işte pişman olacağını, genç bir kadın için hediye olarak bir giyim eşyası alacağını işaret eder. Yaşlı bir insan için üzerine düştüğü bir işin iyi bir sonuca ulaşacağına işaret eder.
FABRİKATÖR
Rüyada bir fabrikatör görülmesi işinizde yeni girişimlerde bulunulacağına.yorulur.
FAHİŞE
Rüyada bir fahişe görmek, şansın büyük ölçüde iyi olacağına ve herkes tarafından sevilen bir kişi olacağınıza yorulur.
FAİZ
Faiz vermek: İstemeyerek günah işleneceğine, Faizle para almak birisi tarafından aldatılacağınıza işaret eder.
FAKİR
Rüyada bir fakir görmek, davranışlarınızla herkesin beğenisini kazanacağınızı anlatır.
FALA BAKMAK
Falcı batıl, boş şeylerle inanan ve aldatan, kendine hakim olamayan, yalancı söyleyen kimsedir. Falcı görmek her şeye inanan, kimseye işaret eder. Rüyada kendisinin falcı olduğunu görülmesi; bu rüya bütün halk için hayırlıdır.
FALCI
Rüyada falcı görmek, küçük sorunlarınızı kısa zamanda aşarak rahata ereceksiniz.demektir.
FANİLA
Rüyada fanila görmek iş yaşamınızda karlı bir girişimde bulunacağınıza yorulur. Ama bir kalp acısı da çekeceğinize işarettir.
FARE
Fare rüyaları hiç iyiye yorumlanmaz. Fare rüyaları ayini zamanda sağlıkla ilgilidir. Ayrıca işte başarısızlık, zarar vb de işarettir. Bir yerde farelerin dolaştığını gören insan birden hastalanır. Evine fare girdiğini gören zarara uğrar.Fare bilmediğiniz çok kötü bir düşman demektir. Bu düşman bütün hareketlerinizi takip ederek sizi alt etmek için fırsat kolluyor demektir.
FENER
Fener rüyaları iyi sayılır. Elinde yanan bir fener bulunan kişi, sıkıntıya düşüren sorunlardan kurtulmak için bir fırsat yakalayacaktır. Fener aniden sönerse kişi duyguları nedeniyle hataya düşecektir. Rüyada sürekli devamlı yanan deniz feneri görmek akılda olmayan bir maceraya atılmak demektir.
FINDIK
Aşk ve iş yaşamınızda başarılı olacaksınız demektir.
FIRÇA
Saç taramak yaptığınız bir hata nedeniyle bazı sorunlar yaşayacaksınız demektir. Fırça eski ise sağlığınızın bozulacağına işarettir. Çok sayıda fırça görmek karşınıza birçok iş fırsatı çıkacak anlamındadır.
FIRIN
Güzel bir aile yaşamınız olacak ve çok sayıda çocuğunuz olacağına yorulur.
FIRTINA
Fırtına rüyaları kötüye yorulmaz. Bunlar pek çok şeyin değişeceğini haber verirler. Bu değişiklikler kaçınılmazdır. Ortalığı altüst eden bir fırtına hayatın tamamen değişeceğini açıklar. Rüyada fırtına büyük değişiklik olarak yorumlanır. Böyle bir fırtınada kaldığını gören kimse, kendisine yepyeni bir yol çizecektir. Fırtınadan evi uçan biri taşınır. Fırtınada her şeyin yerle bir olduğunu gören biri adeta yeniden doğar.
FİL
Fil rüyası olumlu sayılır. Bir file bindiğini gören kimse işinde büyük başarıya ulaşır.
FLÜT
Uzaktan gelecek dostlarınızla güzel bir buluşma yaşayacaksınız demektir.
FORMA
Rüyasında forma giyen kimse kurallara uymak mecburiyetindedir. Kulüp forması giyen insan yeni olaylarla karşılaşır ve yaşamınızda önemli ve olumlu değişiklikler yapmak demektir. Güzel renkli bir forma giyen biraz çaba ve sabır gösterir ve kurallara uyarsa başarı olur.
FOTOĞRAF
Yakın bir arkadaşınız tarafından hayal kırıklığına uğratılacaksınız demektir.
FUAR
Rüyasında bir fuarda gezdiğini görmek hayatı çok kısa süre içinde değişeceğine işarettir. Parlak, neşeli, hareketli bir fuar bütün sıkıntıların geçeceğine yorumlanır.

