<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>CetYeri &#187; Sevgi</title>
	<atom:link href="http://www.cetyeri.com/category/sevgi/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.cetyeri.com</link>
	<description>Sohbet Platformu</description>
	<lastBuildDate>Mon, 12 Jul 2010 12:05:11 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.9.2</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>Yüreğim</title>
		<link>http://www.cetyeri.com/yuregim.html</link>
		<comments>http://www.cetyeri.com/yuregim.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 05 Feb 2010 14:05:45 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sevgi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.cetyeri.com/?p=236</guid>
		<description><![CDATA[evet yüreğim senin olmak seninle olmak o kadar güzel ki hayat pınarım seninle bir ömür yaşamak için gelicem sana az kaldı çok az yeterki sabret bir gün kapın çalıcak ve sen uykudan uyanıp kapıyı açmaya gideceksin kapıyı açtığında beni karşında görüceksin önce rüya zannedip gözlerine inanamıyacaksın sonra bana dokunduğunda rüya değil etimle canımla herşeyimle karşında [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>evet yüreğim senin olmak seninle olmak o kadar güzel ki hayat pınarım seninle bir ömür yaşamak için gelicem sana az kaldı çok az yeterki sabret bir gün kapın çalıcak ve sen uykudan uyanıp kapıyı açmaya gideceksin kapıyı açtığında beni karşında görüceksin önce rüya zannedip gözlerine inanamıyacaksın sonra bana dokunduğunda rüya değil etimle canımla herşeyimle karşında ben duruyor olucam bitanem az kaldı<br />
neolur güven bana gelicem bir gün kapına herşeyimle&#8230;&#8230; </p>
<p>  Gönderen : özlem bebek  </p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.cetyeri.com/yuregim.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Şimdi ne yapıyorsun</title>
		<link>http://www.cetyeri.com/simdi-ne-yapiyorsun.html</link>
		<comments>http://www.cetyeri.com/simdi-ne-yapiyorsun.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 05 Feb 2010 14:04:54 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sevgi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.cetyeri.com/simdi-ne-yapiyorsun.html</guid>
		<description><![CDATA[


 Şimdi ne yapıyorsun
Birgün daha geçti sensiz.
Ben yine aynı bilgisayar başında, radyomun sesini az açmış zamanımı ve işimi bitirmeye çalışıyorum.
Öyle hasretimki yıldızlar altında seninle oturmaya, Deniz kenarında oturup martıları izlemeye.
Hatırlarmısın izmit&#8217;in sıcak günlerinde yüzümüzü okşarcasına esen rüzgara doğru bir bankta otururduk, sen başını omzuma yaslar denizin ve sonsuz maviliğin birleştiği noktaya dalardın, Bende usulca saçlarını [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Şimdi ne yapıyorsun</p>
<p>Birgün daha geçti sensiz.<br />
Ben yine aynı bilgisayar başında, radyomun sesini az açmış zamanımı ve işimi bitirmeye çalışıyorum.<br />
Öyle hasretimki yıldızlar altında seninle oturmaya, Deniz kenarında oturup martıları izlemeye.<br />
Hatırlarmısın izmit&#8217;in sıcak günlerinde yüzümüzü okşarcasına esen rüzgara doğru bir bankta otururduk, sen başını omzuma yaslar denizin ve sonsuz maviliğin birleştiği noktaya dalardın, Bende usulca saçlarını okşar esen yelin o büyüleyici serinliğine kendimi bırakırdım.<br />
Şimdi binlerce kilometre uzaktayız, Bazan mesafelere isyan edesim geliyor çünkü en ihtiyacım olduğu an sana, yalnızlığım yanımda oluyor.<br />
Yalnızlığım sarıyor senin yerine beni,<br />
Yalnızlığım paylaşıyor tüm dertlerimi,<br />
Yalnızlığıma haykırıyorum deli gibi sevdiğimi&#8230;</p>
<p>ahh yanımda olsan,<br />
Deli gibi sarılsam sana, öyle hasretimki&#8230;<br />
Elimi kalbime koyduğum her an seni yanımda bulacakmış gibi oluyorum.<br />
Sessizce adını fısıldıyorum Gözlerimi kapayarak. Sıcaklığın sarıyor dört bir yanımı.<br />
Buz gibi odam birden sıcacık bir mekana dönüşüyor.<br />
Özlüyorum birtanem. Sensizlik çok zor, üşüyorum&#8230;</p>
<p>Yazıyorum şuan hissettiklerimi, yazmaya çalışmak kar etmiyor çünkü inan hissettiklerimi yazmaya kelimeler yetmiyor. Meğer ne kifayetsizmiş sözcükler aşkın yanında, Gözlerine bir kere bakmam bir romanı yazmama yeter.<br />
Hiç bir şey yerini tutmuyor senin.<br />
soğuk klavyemin tıngırtıları beynimi kemiriyor adeta, Yoksun sevdiğim yoksun işte&#8230;<br />
Müziğin her notasında sen varsın sanki<br />
Bak ne diyor şarkıda , Onur Akın</p>
<p>&#8220;Geceyi sana yazdım sızımı sana<br />
Tutundum güzel sesine tenine tutundum&#8230;&#8221;<br />
Yanarım sana&#8230;.</p>
<p>Sensizim sana koştum iklimler boyu<br />
Uykular yanan liman uykular haram<br />
bir vapur geçer dalgasında savrulan ben<br />
dön yürek yurduma evine dön<br />
&#8230;<br />
Yanarım sana&#8230;</p>
<p>Bir gece daha geçti en insafsızından, ayrı kalmak ne zormuş be cancağzım.</p>
<p>Yetmiyor yazmak hasretimi gidermeye<br />
Yetmiyor hiçbirşey senin özlemini gidermeye.<br />
Anladım ben sensizken yarım kalmış bir roman gibi anlamsızım.<br />
Unutma sevdiğim,<br />
ne kadar uzakta olursam olayım yine sendeyim.<br />
Birgün uzaklarda yakın olur, önemli olan YÜREKLER BİR OLSUN</p>
<p>12.12.2004 00:53</p>
<p>Enver ARI</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.cetyeri.com/simdi-ne-yapiyorsun.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>SENİ ÇOK ÖZLÜYORUM BİLİYOR MUSUN?</title>
		<link>http://www.cetyeri.com/seni-cok-ozluyorum-biliyor-musun.html</link>
		<comments>http://www.cetyeri.com/seni-cok-ozluyorum-biliyor-musun.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 05 Feb 2010 14:01:40 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sevgi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.cetyeri.com/?p=228</guid>
		<description><![CDATA[SENİ ÇOK ÖZLÜYORUM BİLİYOR MUSUN? 
03.08.06 – 01:26 
Seni çok özlüyorum biliyor musun … Artık hiçbir zaman kavuşamayacağımızı biliyorum.Ama bu kader değil güçlü olamadın mücadele edemedin,ömrümün sonuna kadar seveceğim seni ama çok istesen de,pişman olup dönsen de olmayacak.Aşkımın hatırı için mutlu olmanı isterim hem de çok mutlu,keşke imkanı olabilse başına gelebilecek bütün dertler belalar beni [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="float: left;margin: 4px;"><script type="text/javascript"><!--
google_ad_client = "pub-5122017511554907";
/* 468x60, oluşturulma 04.07.2008 */
google_ad_slot = "5436891495";
google_ad_width = 468;
google_ad_height = 60;
//-->
</script>
<script type="text/javascript"
src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js">
</script></p> <p>SENİ ÇOK ÖZLÜYORUM BİLİYOR MUSUN? </p>
<p>03.08.06 – 01:26 </p>
<p>Seni çok özlüyorum biliyor musun … Artık hiçbir zaman kavuşamayacağımızı biliyorum.Ama bu kader değil güçlü olamadın mücadele edemedin,ömrümün sonuna kadar seveceğim seni ama çok istesen de,pişman olup dönsen de olmayacak.Aşkımın hatırı için mutlu olmanı isterim hem de çok mutlu,keşke imkanı olabilse başına gelebilecek bütün dertler belalar beni bulsa, senin gerçek ten mutlu olduğunu bilmek sana kavuşmuşum,yanımdamıysın gibi benim tek mutluluğum olacak…… Biliyormusun benim tek varlığımmışsın bu hayatta içim o kadar acıyor ki artık kendi canıma bile kıymama gerek kalmayacak sensizlik fazla yaşatmayacak beni.Hiç kimseyi sokamam şu gönlüme hiçbir güzelliği yaşayamam ben sen siz kendime söz verdim Allaha yemin ettim kimsenin eline dokunmayacağım diye hayalin yeter bana,anılarımız yeter bana onlarla avunur onlarla yaşarım bir bebeğim bile olamayacak bir kızım bile onun için gecemi gündüzüme katıp çalışamayacağım sadece ve sadece yaşadığım sürece ceylinimin ismini içimden mırıldanmakla geçireceğim sadece ve sadece onun senin kucağında olmasını ikimizin arasında uyumasını üçümüzün sarılışlarını hayal edip yaşayacağım işte bu benim tek mutluluğum ama kendim için de çok mutluyum Allah bu kadar çok seven insan yaratmamıştır bununda mükafatı vardır diye avunuyorum… Seni son kez görmek isterdim,eminim ki sende bunu düşünmüşündür,ölecekmişim gibi sana sarılırdım ölecekmişim gibi seni öperdim,bir daha hiç nefes alamayacak gibi seni koklardım son nefesimmişin gibi….Biraz ellerini tutardım sımsıkı gidecekmişin gibi,ellerim sana söylerdi seni canım dan çok sevdiğimi,kendi canımla bile sensiz yaşayıp ta sana ihanet etmeyeceğimi…istemiyorum ben bunu canı artık sensiz yaşayacaksa gecelerdir Allah ım al emanetini benden diye göz yaşımla dua ediyorum… Gecen hafta kaldığımız otele gittim,yattığımız yatak duvarlar hep seni sordu bana o nerede diye onlara da gitti bıraktı beni diyemedim ama resmin vardı sanki yanımdaymışın gibi sana sarılıp uyumuşum birtek sesin yok tu bana Aşkoo diyen her yerde sen varsın içtiği suda,aldığım nefeste yürüdüğüm yollarda oturduğum banklarda hepsi seni soruyor nerede o diye gelmeyecek yok artık işte diyorum yokkk…bazen kendimi ölmüşsün gibi avutuyorum ama başına oturup seninle dertleşecek anlatacak,açıp ellerimi Allaha sana dua edecek bir mezarın bile yok bu avuntuda saniyeler sürüyor geri kalan zaman da da saniyeleri bin yıllarmış gibi acı çeke çeke yaşıyorum… Yalan dünyaymış bu dünya her şey yalan derler ya işte öyle ama çoğu insana boş gelir bu laflar,iki cumartesi önce oturmuştuk seninle hatırlasan yine hep evlilik muhabeti ve ceylinin hayalini yaşamıştık birlikte bunlarda yalan oldu işte ne vardı ki bana bunu yapmanı gerektiren yalan söyleyip aldatmanı niye dürüst olupta ben gidiyorum uğur demedin sarılıpta öyle gitseydin yaaa o kadar kırgınım ki sana anlatamam çok kırgınım..Bazen çok kötü oluyorum sevgi,aşk,nefret hepsi birbirine karışıyor ve artık senden bana çok daha yakın olan ölümü düşünüyorum…sadece ve sadece kurtulmamın tek yolu olan ama yine seni düşünüyorum mutluluğu başara bilirmisin diye oraya bile gözüm arkada……… İnan ki hiç aklım yerinde değil ve bu durumda sana bunları yazıyorum belki senin için önemli değildir ama benim için gerçekler bunlar tıp kı sen gibi….Belki de sana söylenenler daha güzeldir ve yaşadıkların dilerim öyle olur… Biz seninle çok güzel başlamıştık……benim doğduğum gün bunu bir tek sen biliyorsun 22.02.2002 öleceğimi tarihi herkes bilecek zaten…Kimsede benim gibi olamayacak,kimsede benim gibi öpemeyecek,kimsede benim gibi çıldırtamıyacak kimsede benim gibi sevemeyecek seniiiii ellerinin nasıl tutulacağını kimse bilemeyecek…. Ama tercih senin di bunları biliyorsun,ama ve artık saptığın yolda çizgiden şaşma, kimsenin o tutkuyu yok etmesine izin verme,büyü bozulmasın bir yuva kur ve mutlu ol,ona aşkım dediğini biliyorum ve gerçektende onun aşkı ol.. Sana layık bir hayat sunamadığım için,her zaman yanında olamadığım için,gözlerimin gözlerin de kaybolamadığı için,ellerimin ellerini tutamadığı için,helalim olamadığın için,alın yazın olamadığım için,seni çok sevdiğim için,senin yerinede mutsuz olamayacağım için,seni hep mutsuz ettiğim için,sensiz yaşayacağım için,senin yerinede ölemeyeceğim için ,sensiz öleceğim için,beni tanıdığın için,bensiz yaşayacağın için ceylin için BENİ AFFET… Seni Seviyorum Aşko.. </p>
<p>Gönderen : mine pilavcı  </p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.cetyeri.com/seni-cok-ozluyorum-biliyor-musun.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>14 Şubat efsaneleri&#8230;</title>
		<link>http://www.cetyeri.com/225.html</link>
		<comments>http://www.cetyeri.com/225.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 05 Feb 2010 13:48:22 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sevgi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.cetyeri.com/?p=225</guid>
		<description><![CDATA[14 Şubat efsaneleri&#8230;
Gelenekler, efsaneler ve büyük aşklar yaratmış bu günü. Bir çiçek, bir gülümseme, sıcak bir bakış… Sevgiyi anlatmanın binlerce yolu o gün dile gelir. Adeta dünyanın kalbi daha hızlı atar, mum ışıklarıyla aydınlanır her taraf. Aşkın renkleri sarar dört bir yanı. İşte 14 Şubat Sevgililer Günü veya batılıların deyişiyle Aziz Valentin Günü&#8217;nün ortaya çıkışına [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>14 Şubat efsaneleri&#8230;</strong></p>
<p>Gelenekler, efsaneler ve büyük aşklar yaratmış bu günü. Bir çiçek, bir gülümseme, sıcak bir bakış… Sevgiyi anlatmanın binlerce yolu o gün dile gelir. Adeta dünyanın kalbi daha hızlı atar, mum ışıklarıyla aydınlanır her taraf. Aşkın renkleri sarar dört bir yanı. İşte 14 Şubat Sevgililer Günü veya batılıların deyişiyle Aziz Valentin Günü&#8217;nün ortaya çıkışına dair iki efsane&#8230; </p>
<p>Aşıkları birleştiren Aziz Valentine</p>
<p>Aziz Valentine&#8217;ın öyküsü III. Yüzyıl&#8217;dan gelir. O dönemde Roma tahtında İmparator II. Claudius vardı. Zalimliğiyle tanınan Claudius aşırı savaş ve askerlik tutkunuydu, her yetişmiş erkeğin muhakkak asker olmasını istiyor ve kimseye göz açtırmıyordu.<br />
Öylesine ileri gitmişti ki, askerliğe engel oluyor düşüncesiyle evlenmeyi yasakladı. Gençler şaşkındı, kimse sevdiği ile beraber olamıyor, Roma kenti sayısı gittikçe artan ve uzak ülkelerde ölen sevgililerinin ardından ağlayan kadınlar ve kızlarla dolmuştu. Kısacası aşk yasaklanmıştı.<br />
Bu sıralarda İmparator tüm Romalıların 12 tanrıya tapmalarını ve böyle davranmayanların, özellikle de Hıristiyanlarla ilişkiye girenlerin ölümle cezalandırılacaklarını emretti.<br />
Bu emre uymayanların arasında Aziz Valentinus vardı, gezerek dinsel vaazlar veriyor, İmparator&#8217;un hatalı olduğunu anlatıyordu ve bir yandan gençleri gizlice evlendirmeye devam ediyordu. Sonunda yakalandı ve hapse atıldı. Valentinus&#8217;un hapiste olduğu günlerde yaşananlar efsaneye dönüşerek günümüze kadar ulaştı:<br />
Güzel Julia Valentinus’a gider. Hapishaneyi korumakla görevli gardiyanın kızı Julia&#8217;nın gözleri doğuştan görmemektedir, gardiyan Valentinus&#8217;un anlattığı İsa ilgili öykülerin arasında körlerin gözlerinin açıldığını öğrenince, kızını gizlice Valentinus&#8217;un yanına götürür. Julia çok güzel ve zeki bir kızdır. Günlerce beraber olurlar, Valentinus ona Roma tarihini, doğanın yapısını, aritmetiği ve Tanrı&#8217;ya yönelmeyi öğretir. Julia, dünyayı Valentinus&#8217;un anlattıklarıyla görür, onun bilgeliği ile aydınlanır ve teselli bulur.<br />
Bir gün sorar;<br />
&#8220;Valentinus, Tanrı gerçekten dualarımızı duyar mı?&#8221;<br />
Aziz gülümser;<br />
&#8220;Evet, her birini.&#8221;<br />
Julia;<br />
&#8220;Her sabah ve her gece ne için dua ettiğimi biliyor musun? Görebilmek için dua ediyorum, bana anlattığın şeyleri görmeyi çok istiyorum.&#8221;,<br />
Valentinus;<br />
&#8220;Tanrı bizim için en iyi olanı yapar, yeter ki buna inanalım.&#8221;<br />
Julia, yere diz çöker ve;<br />
&#8220;İnanmak istiyorum, bana yardım et.&#8221;<br />
Beraberce duaya başlarlar. Birden hücrenin içerisi altın renkli bir ışıkla aydınlanır ve Julia haykırır;<br />
&#8220;Valentinus, görüyorum, görüyorum.&#8221;<br />
Valentinus duaya devam etmesini söyler. Ertesi gün Valentinus&#8217;un ölüm emri gelir, Aziz Julia&#8217;ya son bir not yazar, Tanrı&#8217;ya hep yakın olmasını öğütler ve notun altını &#8220;Senin Valentine&#8217;ından&#8221; diye imzalar. Mektup, ertesi gün Julia&#8217;ya ulaşır, o günün tarihi 14 Şubat 270&#8242;dir. Valentinus, sonradan Papa I. Julius tarafından &#8220;Porta Valentini&#8221; adı verilen bir kemer kapısının altına gömülür (Şimdi orada yani Roma&#8217;da Praxedes Kilisesi vardır.) </p>
<p>Julia, mezarın yanına pembe çiçekler açan bir badem ağacı diker. Günümüzde sevginin ve dostluğun simgesidir badem ağacı.<br />
Aslına bakılırsa 15 Şubat tarihi Roma tanrıçalarından Februata Juno adına yapılan kutsama töreninin günüdür; birbirleriyle ilk kez cinsel ilişkiye girecek gençlerin adlarının yazıldığı parşömenler o gün tanrıçaya sunulurdu. Papalık daha sonra yasaklanan bu geleneğin yerine, azizlerin adlarının yazılı olduğu listeleri sergilemeye başladı.<br />
15 Şubat&#8217;ta kutlanan gençlerin aşk festivalinin özgün adı ise Lupercalia dır, Kuşların çiftleşme döneminin başlangıcı kabul edilen Şubat ayı döneminde, gençler de onları örnek alarak eşleşirlerdi. Hıristiyanlığın güçlenmesinden sonra, Pagan inançları yasaklandı veya yerlerine Hıristiyan versiyonları getirilmeye başlandı. Aziz Valentine Hıristiyanlığın simgesi olan sevgi ve evlilik kuramı ile özdeşleştirildi, onun Lupercalia Festivali&#8217;nin arifesinde öldürülmüş olması güzel bir raslantıydı, böylece Roma&#8217;nın bereketlilik ve döllenme kutsamalarıyla, Hıristiyanlığın evlilik ve çoğalma ilkesi bütünleştirilmiş oldu. Günümüzdeki yorumuyla &#8220;St Valentine&#8221; yani Sevgililer Günü, Roma&#8217;daki gibi sevenlerin birbirlerine sevgilerini Valentinus&#8217;un son mesajında olduğu gibi küçük kartlar ve hediyelerle sunmaları şeklinde kutlanıyor. Aslında kökende yine birleşme, bütünleşme ve üreme güdüsü yani bereketlilik vardır. Aynı zamanda da, Tanrısal aşkla, dünyasal aşkın birleştiği yer, Julia&#8217;nın öyküsünde olduğu gibi birleştirilir. </p>
<p>Eski Roma&#8217;nın evlilik şenlikleri; Lupercalia Festivali</p>
<p>Eski Roma takviminde Şubat ortası baharın başlangıcıdır.Baharın başlamasından bir gün önce (14 Şubat’ta) “Lupercalia Bayramı” ya da “Kurt Bayramı” adı verilen bir bayram kutlanırdı. Juno onuruna düzenlenen bu bayramda bir kutsama töreni düzenlenirdi. Ertesi gün ise bir yıl boyunca işlenen tüm günahlardan arınmak, insanların doğurganlığını arttırmak ve sürülerin, tarlaların verimliliğini arttırmak amaçlarıyla, diğer iki Roma tanrısı olan, çobanların ve sürülerin Tanrısı Lupercus&#8217;un ve Yunan mitolojisindeki Pan&#8217;a benzeyen bir tanrı olan bereket Tanrısı Faunus&#8217;un onuruna “Lupercalia Festivali” adıyla bir aşk festivali düzenlenirdi. Lupercalia Festivali&#8217;nde geleneksel olarak hediyeler verilir ve Büyük Roma İmparatorluğu&#8217;nun kurucusu “Romus” ve “Romulus” kardeşlerin bir kurt tarafından evlat edinilip büyütüldüğüne inanılan Palatine Dağı&#8217;nda keçiler ve köpekler kurban edilirdi. Festival boyunca “luperci” adı verilen genç erkekler şehrin sokaklarında ellerinde “februa” denilen ve keçi derisinden kırbaçlarla dolaşırlar ve kendilerini bekleyen kadınların bir senelik günahlarının ve hatalarının Tanrılar tarafından affedileceği inancıyla, bu kırbaçlarla vururlardı. Kamçılama töreninin ayrıca kadınların doğurganlıklarının arttırdığına ve kolay doğum yapılmasını sağladığına da inanılırdı. Pagan inancına göre “arınma ayı” anlamına gelen “Şubat” yani Latince kökenli “February” kelimesi de işte bu ‘februa’ kelimesinden türemiştir. Romalılar içinde Tanrı Kurt&#8217;un yaşadığı varsayılan bir mağaranın önünde toplanıyorlar ve kuşların çiftleşme döneminin başlangıcı kabul edilen Şubat ayında festival günü genç kızlar isimlerini yazdıkları bir kağıdı büyük bir kaba koyuyorlardı ve genç erkekler de bu kaptan birer kağıt seçerek o günkü eşlerini belirliyorlardı. Akıllarından geçen her cinsel fanteziyi yaşamak ve uygulamakla serbest bırakılan gençler bu çekilişin sonucunda ilk kez cinsel ilişkiye girip o gün kendilerini Tanrıçaya sunar ve bir süre sonra da evleniyorlardı. Sevgililer günü kartlarının ilk ortaya çıkışı da işte bu döneme rastlar.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.cetyeri.com/225.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
